| Oto-Haber :: Güncel |
Tabii Volkswagen yeni Beetle'ın eski modelin ünü karşısında tutunamayışı da ayrı bir gerçek. İşte bu noktada özellikle Amerikan menşeli markalar retrodizayn üzerinden model geliştirmeye göz kırpıyor. Bu konuda otomotiv tasarımının otorite isimleri, özellikle fuarlar vesilesiyle zaman zaman bir araya gelip retro konusunu tartışadursunlar Chevrolet 1949 model Suburban modelinden esinlenerek geliştirdiği retrosu HHR'yi Avrupa'da bu ay itibarıyla pazara sunmaya başladı. Böylece retro konusu bir daha gündeme gelmiş oldu. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrupa pazarı dikkate alındığında en kayda değer retro Mini oldu. İlk olarak 1959 yılında üretilmeye başlayan orijinal Mini modeli, o dönemde birçok ünlü de dahil insanların kolayca edinebildiği en sempatik modellerden biri oldu. 2000'li yıllarda BMW bünyesinde yeniden canlanan ve artık daha iri ve gösterişli Mini olarak hayata dönen İngiliz marka, bugün dünya üzerinde taleplere yetişemiyor. Sade ama kendine has tasarımına olan ilgi, şirketin başta 100 binlik üretim planını bugün 240 bin sınırına kadar çıkardı. 2006 yılında Mini model serisini kapsamlı bir makyajdan geçiren BMW Group, İngiltere'deki fabrikada yeni kapasite ve yeni fabrikalar ile birlikte çalışan sayısını yaklaşık 5 binden 7 bine çıkardı. İlk olarak 1939 yılında üretilmeye başlayan ve İkinci Dünya Savaşı sonrası dünya çapında adeta talep patlamasıyla karşı karşıya kalan VW Beetle (bizdeki adıyla kaplumbağa) 2003 yılında Meksika'daki fabrikadaki üretim sona erene kadar orijinal haliyle 21 milyon 500 binden fazla müşteriye ulaştı. VW'nin özellikle Amerika kıtasında ve Almanya'da ilgi göreceğini umarak geliştirdiği retro Beetle ise ne yazık ki atasının ünü karşısında gölgede kaldı. Türkiye de dahil olmak üzere özel bir müşteri kitlesi yakalasa da eski modelin tevazuundan uzak yeni haliyle bugünün tüketicileri için çok da cazip gelmedi. Yeni Beetle, halen üretilmeye devam ediyor. Retro modeller konusunda Ford önde gelen şirketlerden biri; 1950-60'lı yıllarda Mustang modeliyle spor otomobil tutkunları arasında yakaladığı başarı sonraki dönemde modelin yeni versiyonlarında aynı grafiği sürdüremedi. İşte bu noktada şirket iki yıl önce Mustang'i yüzü 50 yıl yaşlanmış (!) ancak teknolojiyle donatılmış haliyle yeniden gün yüzüne çıkardı. Ford, birkaç yıl önce tanıttığı Amerikan pazarında satılan Thunderbird modeliyle de yine 50'li yıllara gönderme yaptı. Tasarım uzmanları, retro tasarımı tam olarak kalın çizgilerle çerçeve içine almıyor; bazen modelin belli bir kısmının geçmişe yönelik çizgiler taşıması da retro olması için yeterli sayılıyor. Örneğin yeni 350 Z gibi. Ya da başarısını her geçen gün artıran Porsche'nin 911 serisinde çizgiyi hiç değiştirmemesi gibi. Chrysler 300 C de yine bu grupta değerlendiriliyor. Bir de aynı markanın aslında geçmişte hiç olmayan; ama öyle bir hava ile tasarlanan PT Cruiser modeli de yine retro olarak ele alınıyor. Daihatsu'nun bir önceki nesil Sirion modeli de geçmişten gelen modellerden biri idi. Japonya'ya adım attığınızda retro model listesini daha da uzatmanız mümkün... Retro otomobil, eski köşk ya da ahşap evlerin bugünün inşaat teknolojileriyle harmanlanıp yeniden güncel hale getirilmesi gibi durum aslında. Türkiye'de ne yazık ki insanların otomobille tanışması yaygın anlamda çok eskilere dayanmadığı için bugün retro olarak karşımıza çıkan birçok modelin orijinali ile ilgili ilgi ve bilgi de oldukça düşük düzeyde. Belki Türk tüketicisi için gelecekte Anadol, Murat 124, Renault 12 gibi modellerin retrosu gündeme gelebilir!
2007-09-23 14:31:44 m.taslicali@zaman.com.tr (2266) | |||
|
| |||
|
Haber Kategorileri
Araba Resimleri | Araç Bakımı | Autoshow & Araba Fuarları | EURONCAP Çarpışma Testleri | Formula 1 & Motor Sporları | Güncel | Kampanyalar | Marka ve Modeller | Modifiyem | Otomobil Bilgi Deposu | Pratik Bilgiler | Şirket Haberleri | Teknoloji | Videolar | | |||
|
| |||
|
En Yeni Haberler
| |||
|
| |||
|
En Çok Okunan Haberler
|


